E-Kitap: Hanefi Avcı - Haliç'te Yaşayan Simonlar - Dün Devlet Bugün Cemaat (2010)
Hanefi Avcı - Haliç'te Yaşayan Simonlar - Dün Devlet Bugün Cemaat
Publisher: Angora Yayincilik | 2010 | ISBN: 9752870758 | PDF | 604 pages | 40,9 MB
pass: exisehir
Hanefi Avcı - Haliç'te Yaşayan Simonlar - Dün Devlet Bugün Cemaat
Publisher: Angora Yayincilik | 2010 | ISBN: 9752870758 | PDF | 604 pages | 40,9 MB
pass: exisehir
Qijika Reş Dergisi, Eylül Ayının İlk Haftasında Yoldaşlarıyla Buluşuyor
Sınırsız ve sonsuz mavi semalarda yoldaşlık bulutuna tutunmuş, özgürlüğe kanat çırpan Qijika Reş kafilesinden herkese merhaba.
Qijika Reş dergisini doğuran en keskin sancı ertelenmiş bir randevunun durmadan yankılanan özgürlük çağrısına icabet etmekti. Qijika Reş dergisi, düşü kurulmuş, duyurusu yapılmış ancak gerek tembellik uykusunun tatlı cazibesi gerekse etrafımızda yaratamadığımız kolektif enerji yoksunluğu dolaysıyla gecikerek vücut bulmuş bir projedir.
Kusursuz ve verimli bir toplum bahçesi yaratmaya çalışan modern iktidarın siyaset dünyasına uzak, arafta kalmış ancak özgürlük rüyası görmeye devam eden öznelerin yana yana soluyacağı bir bahçe yaratmak arzusuyla yola çıkmıştık. Temel derdimiz kusurlu, dikenli, yabanıl, ayrık otlarının buluştuğu doğal bir bahçeydi. Geçen zaman, soluğumuzun değdiği mekânlarda özgürlük türküsünü farklı notalarla okuyan bir dizi yoldaşın varlığıyla tanıştırdı bizi. Emekleme aşamasının bittiği, kervanın yolu koyulduğu zaman gelip çatmıştı artık. Kervan yolda dizilir düsturundan hareketle, amatör ruhumuzun ve sarsak politik heyecanlarımızın sindiği bir parça kusurlu bir içerikle bu ilk sayıyı çıkarmaya karar kıldık.
Neden Qijika Reş (karakarga) isminde karar kıldığımızın hikâyesine gelecek olursak. Dinlediğimiz hikâyelerde, şiir imgelerinde, anonim halk söylencelerinde sevilmeyen, uğursuz, çirkin bir kuştur karga. Bir beddua, bir lanet sembolüdür. Karga hiçbir kültürde (Amerikan Kızılderilileri dışında) pek hayırla anılmaz. Efsanelerden edebiyata, karga denildi mi yanında ölüm ve günah da boy gösterir. En büyük suçları leş yemeleridir. Sanki insanlar biftekleri hayvanları öldürmeden yiyorlar! Karga düşmanlığının dilimizdeki köklü yansımaları uzun bir lanet zincirini oluşturur. "Besle kargayı oysun gözünü, Kılavuzu karga olanın burnu boktan çıkmaz" vb. Kargaburun, kargacık burgacık, kargasekmez hep bu keskin nefreti yansıtır sözcüklere. Farsçadan gelen 'zağzeban' sözcüğü de kara ağızlı, beddua edici anlamında kullanılır. Dinler de sevmez kargayı. Eski Ahit'den beri sürer bu nefret. Habil, kardeşi Kabil'i öldürdükten sonra, gömmeyi bilmediği için cesedini ortada bırakır. Ne de olsa yeryüzünün ilk ölüsüdür Habil. Allah, Kabil'e rehber olması için iki karga yollar. Bu iki karga kavga eder ve kavga birinin ölümüyle sonuçlanır. Hayatta kalan karga, gagasıyla toprağı eşeleyerek bir çukur açar ve ölen kargayı buraya iterek üzerini toprakla örter. Bunu gören Kabil çok içerler ve bir karga kadar akıllı olup kardeşinin ölüsünü gömmeyi düşünemediği için kendini suçlar. İncil'de ise Nuh'un tufandan sonra karayı bulması için ilk gönderdiği kuşun karga olduğu yazılıdır. Ama karga yiyecek bulunca geri gelmez. Bu nedenle Nuh ardından güvercin yollar. Sadık kuşumuz dönerek sahibine haber verir. Hz. Muhammed'in hadislerinden birinde ise öldürülmesi günah olmayan beş hayvandan birinin karga olduğunu (diğerleri çaylak, fare, yılan, kuduz köpek) hatırlatalım. Martılar gibi deniz kıyılarının süsü, kartal gibi gücün simgesi, kumrular gibi aşkla özdeşlemeye veya güvercin gibi barışın kraliçesi olmaya layık değillerdir. Dünyanın her diyarını mekân bellemiş, kimsenin beslemediği, yanına yaklaştırmadığı kendi başının çaresine bakan herkese uzak bir kuştur karga. ''Aptal karga'' imgesinin aksine zekâsıyla varlığını sürdüren, yediğini yiyip yemediğini gömerek biriktiren, sayıları dörde kadar saymayı öğrenen bir kuştur. Bilimsel araştırmalar için gerçekleştirilen testlerin, kargaların alet yapımında şempanzelerden bile başarılı olduğunu ortaya çıkarmıştır. Oxford Üniversitesi Zooloji bölümünde incelenen Betty isimli bir Yeni Kaledonya kargası, sıradan telleri kullanarak kanca yapmayı başararak, şempanzelerin 'en becerikli alet yapan hayvan' olma ününe halel getirmiştir. Japonya'daki bazı kargalar ise cevizleri kırmak için çok zekice bir yol bulmuşlar. Cevizleri alıp havalanıyor, trafik lambasının ışığı kırmızı yanınca pike yapıp, cevizi ışıkta bekleyen bir arabanın tekerleği altına yerleştirip yeniden havalanıyorlarmış. Yeşil yandığında da kırılmış olan cevizleri bir güzel yiyorlar elbette. Birbirleri ile güçlü bir dayanışmaları ve son derece güçlü bir bellekleri vardır. Tüm bu sebepler bu kuşlar aleminin lanetli ötekisi kargayla bir özdeşlik bağı kurmamıza, adımızı belirleyen saikler oldu.
Qijika Reş dergisi bu coğrafyada anti-otoriter, heterodoks bir özgürlük politikasının patikası olmayı amaçlamaktadır. Tüm iddiamız; Devletin, Ulusun ve Dinin sınırlarını çizdiği siyaset alanının dışında kalan seslerin ortak, çoksesli bir yerel platformu olmayı başarmaktır. Tekil deneyimlerimizi politik olarak kavramsallaştırmak, bilincimizi kemiren soruları yüksek sesle sormak ve farklı taban hareketleri arasında kalıcı bir dayanışmayı örmek temel kalkış noktamız olacaktır. İçeriden ve dışarıdan sesimize ses verecek her özgür sese kulak kabartan, ruhsuz akademik üretimlerin koridorundan kaçan, hayata değen coşkulu bir teorinin paylaşım sofrasında oturmak özgürlük ilmihalimizi oluşturan ilkeler olacaktır.Dünyayı yansıtan bir ayna olmaktan çok, dibini aydınlatan bir mum olmayı başarmaktır tüm gayemiz.
İkinci sayıda özel katkılarla daha da zenginleşmiş, soluğu daha da güçlenmiş bir dergi olarak buluşmak umuduyla...
Qijika Reş
“Dünyayı Kurtarmak İçin Yapabileceğiniz Şu Kadar Basit Şey” palavralarını bir daha düşünün . Derrick Jensen ve Stephanie McMillan, enerji verimliliği, geri dönüşüm, musluk başlıklarını değiştirmek gibi ekolojik tüketim çözümlerini eğlenceli ve eğlenceli olduğu kadar çarpıcı bir şekilde eleştiriyor. McMillan’ın çizgisi ve Jensen’in betimleriyle etkileyici bir çizgi roman. Yıkımı durdurmak için bir araya gelen yabani hayvanların, bitkilerin ve yeniden hatırlamaya başlayan insanların uzaydan gelen makinelere karşı savaşı.
Uzaydan gelen makine: “İşte bizim korktuğumuz şey. Yabaniler. Satın alamayacaklarımız. Tehdit edemeyeceklerimiz. Evcilleştiremeyeceklerimiz. Kontrol edemeyeceklerimiz.”
Kitabın arka kapağından:
ABD hükümeti altın külçelere karşılık uzaydan gelen makinelere dünyayı yesinler diye izin verir. Tek gözlü bir tavşancık, bir şirkete ait deney laboratuarından arkadaşlarını kurtarır. Ve iki küçük kız çocuğu, dünyayı her iki düşmandan da kurtarmanın sırrını – bunun yolu ne enerji verimli ampuller kullanmaktan ne de biyomotorin yakıta yatırım yapmaktan geçer – keşfeder… Dünya Yanarken, çok geç olmadan çevre kıyımını durdurmak için ne gerekiyorsa yapmak üzere, size ilham verecek neşeli bir hiciv ve hararetli bir uyanın çağrısıdır.
“Hayalci ve dürüst. Dünya Yanarken, dünyanın ve dünyanın en yıkıcı kiracılarının ruh halinin sürükleyici olduğu kadar acımaısz bir değerlendirmesini sunuyor. Okunması gerekli bir eser, çığır açan bir çizgi roman ve birinci sınıf bir siyasi polemik.”
- TED RALL, Karikatürist, Search and Destroy
“Sahte yeşil filan ile sürdürülebilir falanın anlamsızlığı içinde boğuluyoruz. Liberaller, Jensen ve McMillan’a engel olun! Bu kitap yanılsamalarınızı kolayca yıkabilir… Nefis ve şiddetle geerkli”
- JOHN ZERZAN, Yazar, Gelecekteki İlkel
“Yeryüzünün problemlerine yöneli basit çözümlerimizin çare olduğunu düşünüyoruz. Fakat Dünya Yanarken onların dikkatimizi korkunç gerçekten başka yöne çekmekten başka bir işe yaramadığını gösterir. Jensen ve McMillan bu acil meselelerle yüzleşiyorlar ve hem de kitapları gerçekten komik… Vahşi bir geleceğe!
– ANDY HURLEY, Fall Out Boy’un trampetçisi
Alıntı: Yabanıl