E-Kitap: Hanefi Avcı - Haliç'te Yaşayan Simonlar - Dün Devlet Bugün Cemaat (2010)

Bg48ly

Hanefi Avcı - Haliç'te Yaşayan Simonlar - Dün Devlet Bugün Cemaat
Publisher: Angora Yayincilik | 2010 | ISBN:  9752870758 | PDF | 604 pages | 40,9 MB

http://goo.gl/IxKO

pass: exisehir

Qijika Reş Dergisi Çıkıyor!

Çarşamba, 25 Ağustos 2010 10:33
karaumut tarafından yazıldı.

Qijika Reş Dergisi, Eylül Ayının İlk Haftasında Yoldaşlarıyla Buluşuyor

Sınırsız ve sonsuz mavi semalarda yoldaşlık bulutuna tutunmuş, özgürlüğe kanat çırpan Qijika Reş kafilesinden herkese merhaba.

Qijika Reş dergisini doğuran en keskin sancı ertelenmiş bir randevunun durmadan yankılanan özgürlük çağrısına icabet etmekti. Qijika Reş dergisi, düşü kurulmuş, duyurusu yapılmış ancak gerek tembellik uykusunun tatlı cazibesi gerekse etrafımızda yaratamadığımız kolektif enerji yoksunluğu dolaysıyla gecikerek vücut bulmuş bir projedir.

Kusursuz ve verimli bir toplum bahçesi yaratmaya çalışan modern iktidarın siyaset dünyasına uzak, arafta kalmış ancak özgürlük rüyası görmeye devam eden öznelerin yana yana soluyacağı bir bahçe yaratmak arzusuyla yola çıkmıştık. Temel derdimiz kusurlu, dikenli, yabanıl, ayrık otlarının buluştuğu doğal bir bahçeydi. Geçen zaman, soluğumuzun değdiği mekânlarda özgürlük türküsünü farklı notalarla okuyan bir dizi yoldaşın varlığıyla tanıştırdı bizi. Emekleme aşamasının bittiği, kervanın yolu koyulduğu zaman gelip çatmıştı artık. Kervan yolda dizilir düsturundan hareketle, amatör ruhumuzun ve sarsak politik heyecanlarımızın sindiği bir parça kusurlu bir içerikle bu ilk sayıyı çıkarmaya karar kıldık.

Neden Qijika Reş (karakarga) isminde karar kıldığımızın hikâyesine gelecek olursak. Dinlediğimiz hikâyelerde, şiir imgelerinde, anonim halk söylencelerinde sevilmeyen, uğursuz, çirkin bir kuştur karga. Bir beddua, bir lanet sembolüdür. Karga hiçbir kültürde (Amerikan Kızılderilileri dışında) pek hayırla anılmaz. Efsanelerden edebiyata, karga denildi mi yanında ölüm ve günah da boy gösterir. En büyük suçları leş yemeleridir. Sanki insanlar biftekleri hayvanları öldürmeden yiyorlar! Karga düşmanlığının dilimizdeki köklü yansımaları uzun bir lanet zincirini oluşturur. "Besle kargayı oysun gözünü, Kılavuzu karga olanın burnu boktan çıkmaz" vb. Kargaburun, kargacık burgacık, kargasekmez hep bu keskin nefreti yansıtır sözcüklere. Farsçadan gelen 'zağzeban' sözcüğü de kara ağızlı, beddua edici anlamında kullanılır. Dinler de sevmez kargayı. Eski Ahit'den beri sürer bu nefret. Habil, kardeşi Kabil'i öldürdükten sonra, gömmeyi bilmediği için cesedini ortada bırakır. Ne de olsa yeryüzünün ilk ölüsüdür Habil. Allah, Kabil'e rehber olması için iki karga yollar. Bu iki karga kavga eder ve kavga birinin ölümüyle sonuçlanır. Hayatta kalan karga, gagasıyla toprağı eşeleyerek bir çukur açar ve ölen kargayı buraya iterek üzerini toprakla örter. Bunu gören Kabil çok içerler ve bir karga kadar akıllı olup kardeşinin ölüsünü gömmeyi düşünemediği için kendini suçlar. İncil'de ise Nuh'un tufandan sonra karayı bulması için ilk gönderdiği kuşun karga olduğu yazılıdır. Ama karga yiyecek bulunca geri gelmez. Bu nedenle Nuh ardından güvercin yollar. Sadık kuşumuz dönerek sahibine haber verir. Hz. Muhammed'in hadislerinden birinde ise öldürülmesi günah olmayan beş hayvandan birinin karga olduğunu (diğerleri çaylak, fare, yılan, kuduz köpek) hatırlatalım. Martılar gibi deniz kıyılarının süsü, kartal gibi gücün simgesi, kumrular gibi aşkla özdeşlemeye veya güvercin gibi barışın kraliçesi olmaya layık değillerdir. Dünyanın her diyarını mekân bellemiş, kimsenin beslemediği, yanına yaklaştırmadığı kendi başının çaresine bakan herkese uzak bir kuştur karga. ''Aptal karga'' imgesinin aksine zekâsıyla varlığını sürdüren, yediğini yiyip yemediğini gömerek biriktiren, sayıları dörde kadar saymayı öğrenen bir kuştur. Bilimsel araştırmalar için gerçekleştirilen testlerin, kargaların alet yapımında şempanzelerden bile başarılı olduğunu ortaya çıkarmıştır. Oxford Üniversitesi Zooloji bölümünde incelenen Betty isimli bir Yeni Kaledonya kargası, sıradan telleri kullanarak kanca yapmayı başararak, şempanzelerin 'en becerikli alet yapan hayvan' olma ününe halel getirmiştir. Japonya'daki bazı kargalar ise cevizleri kırmak için çok zekice bir yol bulmuşlar. Cevizleri alıp havalanıyor, trafik lambasının ışığı kırmızı yanınca pike yapıp, cevizi ışıkta bekleyen bir arabanın tekerleği altına yerleştirip yeniden havalanıyorlarmış. Yeşil yandığında da kırılmış olan cevizleri bir güzel yiyorlar elbette. Birbirleri ile güçlü bir dayanışmaları ve son derece güçlü bir bellekleri vardır.  Tüm bu sebepler bu kuşlar aleminin lanetli ötekisi kargayla bir özdeşlik bağı kurmamıza, adımızı belirleyen saikler oldu.

Qijika Reş dergisi bu coğrafyada anti-otoriter, heterodoks bir özgürlük politikasının patikası olmayı amaçlamaktadır. Tüm iddiamız; Devletin, Ulusun ve Dinin sınırlarını çizdiği siyaset alanının dışında kalan seslerin ortak, çoksesli bir yerel platformu olmayı başarmaktır. Tekil deneyimlerimizi politik olarak kavramsallaştırmak, bilincimizi kemiren soruları yüksek sesle sormak ve farklı taban hareketleri arasında kalıcı bir dayanışmayı örmek temel kalkış noktamız olacaktır. İçeriden ve dışarıdan sesimize ses verecek her özgür sese kulak kabartan, ruhsuz akademik üretimlerin koridorundan kaçan, hayata değen coşkulu bir teorinin paylaşım sofrasında oturmak özgürlük ilmihalimizi oluşturan ilkeler olacaktır.Dünyayı yansıtan bir ayna olmaktan çok, dibini aydınlatan bir mum olmayı başarmaktır tüm gayemiz.

İkinci sayıda özel katkılarla daha da zenginleşmiş, soluğu daha da güçlenmiş bir dergi olarak buluşmak umuduyla...

Qijika Reş

Yorum ekle

Permaculture torrent blog

Dünya Yanarken İnkâr Etmek İçin Yapabileceğiniz 50 Basit Şey

“Dünyayı Kurtarmak İçin Yapabileceğiniz Şu Kadar Basit Şey” palavralarını bir daha düşünün .  Derrick Jensen ve Stephanie McMillan, enerji verimliliği, geri dönüşüm, musluk başlıklarını değiştirmek gibi ekolojik tüketim çözümlerini eğlenceli ve eğlenceli olduğu kadar çarpıcı bir şekilde eleştiriyor. McMillan’ın çizgisi ve Jensen’in betimleriyle etkileyici bir çizgi roman. Yıkımı durdurmak için bir araya gelen yabani hayvanların, bitkilerin ve yeniden hatırlamaya başlayan insanların uzaydan gelen makinelere karşı savaşı.

Uzaydan gelen makine: “İşte bizim korktuğumuz şey. Yabaniler. Satın alamayacaklarımız. Tehdit edemeyeceklerimiz. Evcilleştiremeyeceklerimiz. Kontrol edemeyeceklerimiz.”

Kitabın arka kapağından:

ABD hükümeti altın külçelere karşılık uzaydan gelen makinelere dünyayı yesinler diye izin verir. Tek gözlü bir tavşancık, bir şirkete ait deney laboratuarından arkadaşlarını kurtarır. Ve iki küçük kız çocuğu, dünyayı her iki düşmandan da kurtarmanın sırrını – bunun yolu ne enerji verimli ampuller kullanmaktan ne de biyomotorin yakıta yatırım yapmaktan geçer – keşfeder… Dünya Yanarken, çok geç olmadan çevre kıyımını durdurmak için ne gerekiyorsa yapmak üzere, size ilham verecek neşeli bir hiciv ve hararetli bir uyanın çağrısıdır.

“Hayalci ve dürüst. Dünya Yanarken, dünyanın ve dünyanın en yıkıcı kiracılarının ruh halinin sürükleyici olduğu kadar acımaısz bir değerlendirmesini sunuyor. Okunması gerekli bir eser, çığır açan bir çizgi roman ve birinci sınıf bir siyasi polemik.”
- TED RALL, Karikatürist, Search and Destroy

“Sahte yeşil filan ile sürdürülebilir falanın anlamsızlığı içinde boğuluyoruz. Liberaller, Jensen ve McMillan’a engel olun! Bu kitap yanılsamalarınızı kolayca yıkabilir… Nefis ve şiddetle geerkli”
- JOHN ZERZAN, Yazar, Gelecekteki İlkel

“Yeryüzünün problemlerine yöneli basit çözümlerimizin çare olduğunu düşünüyoruz. Fakat Dünya Yanarken onların dikkatimizi korkunç gerçekten başka yöne çekmekten başka bir işe yaramadığını gösterir. Jensen ve McMillan bu acil meselelerle yüzleşiyorlar ve hem de kitapları gerçekten komik… Vahşi bir geleceğe!
– ANDY HURLEY, Fall Out Boy’un trampetçisi

Alıntı: Yabanıl

Erkek Evlat

Soguktan donmak üzere olan birisinin dislerinin birbirine vurdugunu, birbirine kavusmak isteyen alt ve üst dudagin arasinda sanki görünmeyen birsey varmis gibi asla birlesmelerine izin vermedigini düsünün...

Iste benim oglumun durumu ayni o sekilde.

Ah kadinlar, ah...
Beni yaktiniz, yavrumu rahat birakin, birakin o perisan olmasin.

Hava biraz serinledi, disariya cikalim, biraz temiz hava alip biraz da yürüyelim diye aldim oglumu ciktim. Daha kapinin önündeyiz, durdu kaldi. Oglum hadi gelsene, seni bekliyorum dedim hic sesi cikmadi. Döndüm baktim, oldugu yerde duruyor, disleri birbirine vuruyor, dudaklari titriyor.

Korktum, kostum yanina...
Oglum, oglum ne oldu sana, neyin var diyorum kaskati kesilmis gözlerime bakiyor.

Ah kadinlar ah, beni yaktiniz oglumu rahat birakin.

Biliyorum oglum asla asik olmaz, bir kadina asla baglanmaz ama ne oldu simdi, neden böyle oldu?

Komsumuzun kizi, gercekten cok tatli birsey. Oglumdan bir kac yas daha genc ama mahallenin gercekten en güzel kizi. Benim oglan bu aralar ille de onu isterim diyor da baska birsey demiyor. Oglum yapma, etme diyorum ama dinleyen kim?

Benim oglan iki dakika evde durmak istemiyor, sanki onun disari ciktigini hissediyor, disari cikmak icin, onunla birlikte olmak icin gözümün icine bakiyor. Disari cikmasina izin versem bir dert, vermesem ayri bir dert. Icim parcalaniyor ama yine de disari cikmasina izin vermiyorum. Ben babayim, cocugumun gelecegini, hayatini düsünmek zorundayim.

Biliyorum basini bos biraksam yakinda bana kesin torun getirecek.

Dede olmaktan mi korkuyorum yoksa cocugumu mu düsünüyorum?
Bilmiyorum.

Ama bu durumun degismesi gerektiginin de farkindayim.
Peki ne yapabilirim ki? Cok caresizim.
Acaba kiz dogum kontrol hapi filan aliyor mu, korunuyor mu?
Nereden bilebilirim ki? Gidip de soramam da...

Bir Doktora götür diyorlar, belki birseyler yapabilir Doktor.
Ama cocugum hasta degil ki...

Ah oglum, ah.
Nedir bu günlerdir babana cektirdigin senin?

Kac defa aldim karsima seni insan gibi konustum. Eger böyle devam edersen asla tasmasiz disariya cikmayacaksin, o da ise yaramazsa alip seni Doktora götürecegim ondan sonra da mahallede adin; Kisir Köpege cikacak haberin olsun...

yeni bir konu açarken dosya eklemek

yeni bir konu açmak için post@netobur.posterous.com adresine
gönderdiğiniz e-postalarınıza yazı, ses, resim veya video dosyaları
ekleyebilirsiniz. bu dosyaların toplam büyüklüğü şu anda bir konu için
100mb ile sınırlandırılmış durumda.

eger birden fazla resim eklerseniz bu resimler otomatik olarak bir
resim galerisi şeklinde gösteriliyor. bu mesaja birkaç resim
ekliyorum.

bonus olarak da iki tane mp3 dosyası :)

(download)

(download)

(download)

yeni bir konu acarken link vermek

biraz daha derinlere inelim mi :)

post@netobur.posterous.com adresine konu acmak icin gonderdiginiz
e-posta eger sadece bir link iceriyorsa konu icerigi oldugu gibi o
sayfadan aliniyor. bu yontem kimi sayfalarda harika calisirken kimi
sayfalarda cok kotu sonuclar veriyor.

youtube, vimeo, flickr gibi bir cok sitenin resim, video, ses
linklerini eklerseniz bunlar dogrudan konu icinde aciliyor. ornegin
youtube:

asagiya su linki ekliyorum:
h t t p : / / w w w . y o u t u b e . c o m / w a t c h ? v = r t G p
Y Y y G O k I

bir konuya yorum yazmak için

bir konuda yorum yazmak için, ya da şu anda bu konuya yorum yapmak
için diyelim, bu mesaja cevap yazmanız gerekiyor. yorumunuzu en üste
yazın. alttaki yazıları, yani bu satırları silmek için uğraşmayın. bu
konuda yorumlarınızı bekliyorum ;)

ve ardından: http://netobur.net

yeni bir konu açmak için

öğrenmenin en iyi yolu pratik yapmak ;) sağ sütunda isimleri olan
arkadaşlarım, aşağıdaki adrese bir e-posta gönderebilir misiniz? konu
başlığına ve içeriğine siz karar verin, birkaç harf bile yazmanız
yeterli.

post@netobur.posterous.com

hemen ardından sayfamıza gidip kontrol edebiliriz: http://netobur.net

İskambil Kağıtlarının Esrarı - Jostein Gardner

...Ama hiç anlayamadığım şey, kendini bulmak için neden ille de gitmesi
gerektiğiydi. Kendini bulmak isteyen herkese tavsiyem, bulundukları
yerde kalmalarıdır. Yoksa kendilerini hepten kaybetme tehlikesi çok
büyüktür."

İskambil Kağıtlarının Esrarı - Jostein Gardner