Best Mars Images From Orbiter’s First 5 Years | Wired Science

Dust-Devil Tattoo

Dust-Devil Tattoo You Are Here Avalanche Clouds Lovely Layers Falling Phoenix Veins of Water Starburst Spider Southern Swiss Cheese Winter Dunes Preparing the Way

NASA's prolific Mars Reconnaissance Orbiter turns five Earth years old Thursday.

Since settling into orbit around the Red Planet on March 10, 2006, MRO has transmitted more data to Earth -- 131 trillion bits and more than 70,000 images so far -- than all other interplanetary missions combined.

After the orbiter finished all its initial science objectives in the first two years, NASA extended its lifetime twice. The extra time let MRO watch Mars change over two-and-a-half Martian years, giving a new picture of a shifting, dynamic planet.

"Each Mars year is unique, and additional coverage gives us a better chance to understand the nature of changes in the atmosphere and on the surface," said Rich Zurek of NASA's Jet Propulsion Lab in a press release. "We have already learned that Mars is a more dynamic and diverse planet than what we knew five years ago. We continue to see new things."

MRO carries six science instruments, including radar that peels back the layers of the Martian surface, a spectrometer that has mapped the mineral content of three-quarters of the planet, and a weather camera that monitors clouds and dust storms.

But the show stopper is the HiRise camera (High Resolution Imaging Science Experiment), which can resolve features the size of a beach ball from 180 miles away.

To date, HiRise has snapped more than 18,500 close ups of Mars' canyons, craters and dunes. In honor of MRO's fifth birthday, here are some of our favorites.

Above:

Dust-Devil Tattoo

These twisty trails were traced by dust devils, spinning columns of rising air that pick up loose red dust grains and reveal darker, heavier sand beneath. Dust devils have been blamed for unexpectedly cleaning off the Mars rovers' solar panels. This image was taken Aug. 24, 2009.

Images: NASA/JPL/University of Arizona

See Also:

 

 

Emil Alzamora

08.03.2011 tarihinde Sanatçıl Baykuş üzerinden, yazan: yazan Burcak

Kaspar'ın 16 Evresi / Peter Handke

28.02.2011 tarihinde AÇIK HAVA üzerinden, yazan: yazan AÇIK HAVA

KASPAR’IN 16 EVRESİ


EVRE 1
Bir cümlenin sahibi olan Kaspar başlayabilir ve bu cümleyle
bir şeyler yapabilir mi?


EVRE 2
Kaspar, sahibi olduğu cümleyle, diğer cümlelere karşı
bir şey yapabilir mi?


EVRE 3
Kaspar, kendi cümlesiyle diğer cümlelere karşı en azından
kendisine ait olanı koruyabilir mi?


EVRE 4
Kaspar, kendini diğer cümlelerden koruyabilir ve diğer cümleler
onu konuşmaya kışkırttığı halde sessiz kalabilir mi?


EVRE 5
Kaspar, konuşmak aracılığıyla sadece ne söylediğinin farkına
varabilir mi?


EVRE 6
Birçok cümlenin sahibi olan Kaspar, bu cümlelerle sadece
diğer cümlelere değil aynı zamanda bu cümlelerin nesnelerine
karşı da bir şey yapabilir mi?


EVRE 7
Kaspar, düzenle ilgili cümlelerle ya da buyurgan cümlelerle
kendini bir düzen içine sokabilir mi?


EVRE 8
Kaspar, bir cümlenin dizilişinden geniş kapsamlı bir düzeni
temsil eden bütün bir seri cümle türetebilir mi?


EVRE 9
Kaspar, her örnekte düzen hakkında sonsuz sayıda cümlenin dayandırılabileceği modelin
ne olduğunu öğrenebilir mi?


EVRE 10
Kaspar, öğrendiği cümle modeliyle nesneleri kendine
tanınır hale getirebilir mi yoksa kendisi mi nesnelere tanınır
hale gelir?


EVRE 11
Kaspar, cümleler aracılığıyla cümlelerin büyük birliğine
bağlılığını yerine getirebilir mi?


EVRE 12
Kaspar, kafiyeli cümlelerle, nesnelerde kafiye ve sebep bulacağı
noktaya getirebilir mi?


EVRE 13
Kaspar, kendine soru sorabilir mi?


EVRE 14
Kaspar, eski çekingen cümlelerine atfettiği atılgan cümleleriyle
çekingen cümlelerin altüst olmuş dünyasını tersine çevirebilir mi?


EVRE 15
Kaspar, kendini dünya hakkında tersyüz olmuş cümlelere karşı en azından cümlelerin
tersyüz olmuş dünyasıyla koruyabilir mi?

Veya: Kaspar, tersyüz olmuş cümleleri tersyüz ederek en azından doğruluğun
sahte görünümünden kaçabilir mi?


EVRE 16
Kaspar kim şimdi? Kaspar, kim şimdi Kaspar?
Kaspar ne şimdi ? Kaspar, Kaspar ne şimdi?

PETER HANDKE
Kaspar (Oyun, 1968)
Çeviren: Mehmet Fehmi İmre
Estetik Yayıncılık, 1984 Ankara

Görünmez Canavarlar

21.02.2011 tarihinde piktobet üzerinden, yazan: yazan piktobet

Doğumunuz, hayatınız boyunca düzeltmeye çalışacağınız bir hatadır.

Dış dünyayla başa çıkmak istiyorsan, insanların yüzünü görmesine izin vermeyeceksin. Dünyada herhangi bir yere gidebilirsin; yeter ki insanların gerçekte kim olduğunu bilmelerine izin verme. Tamamen normal, sıradan bir hayat sürebilirsin. Yeter ki hiç kimsenin gerçeği öğrenecek kadar yakınına sokulmasına izin verme.

Aynen paranın iktidar unsuru olması gibi, aynen silahın iktidar unsuru olması gibi, güzellik de bir iktidar unsurudur.

Ne kadar dikkatli olursanız olun, hep bir şeyleri kaçırmış gibi hissedeceksiniz; sizi derinden etkileyen, tamamını tecrübe edemediğinizi söyleyen o berbat his. Dikkat kesilmeniz gereken dakikaları hızla geçmenizin yarattığı o zavallı duygu hep kalbinizde olacak.

Her akıllı kadın yakışıklı bir erkeğin kendisinin en iyi aksesuarı olduğunu bilir.

Ve evli insanlar hep cevabın aşk olduğunu sanırlar.

Evie güzel insanların asla birlikte olmamaları gerektiğini söyler. Çünkü birlikte olduklarında yeterince ilgi çekemezlermiş. Evie'ye göre iki güzel insan bir araya gelince, güzellik standardı tamamen değişir. Evie, bunu hissedebilirsin der. İkiniz de güzelseniz, ikiniz birden güzel değilsinizdir. Birlikte, bir çift olunca, parçalarınızın toplamından daha değersiz olursunuz.

Şu insanların televizyona çıkmak için yemeyeceği şey yok.

Ne yersen, o olursun.

İzleyici olmadan histeri krizi geçirmek imkansızdır. İnsanın kendi başına paniğe kapılması, boş bir odada kendi kendine gülme krizine tutulmasıyla aynıdır. İnsan kendini gerçekten aptal hisseder.

Şimdi, bütün hikayeni anlatacaksın. Hepsini yazacaksın. Bana hikayeni tekrar tekrar anlatacaksın. Bana bütün gece yürek paralayan boktan hikayeni anlat. Anlattığın şeyin sadece bir hikaye olduğunu anlayacaksın. Ve aynı şeyleri bir daha yaşamayacağını. Anlattığın hikayenin sadece kelimelerden ibaret olduğunun farkına vardığında, geçmişini bir kağıt gibi buruşturup çöpe atabildiğinde, işte o zaman senin kim olacağına karar vereceğiz.
.
Profesyonel mankenlik, sütlaç veya yeni bir çift ayakkabı gibi şeylere abartılı tepki gösterip karşılığında para kazanmak demektir.

.
Televizyondaki şu talk showlarda olduğu gibi, yeterince izleyici bulunca dürüst olmak çok kolaydır. Eğer yeteri kadar insan dinliyorsa, her şeyi söyleyebilirsiniz. Kalabalık bir izleyici karşısında insanın tüm duyguları zirveye vurur. Ya gülme krizine tutulursunuz ya da ağlama krizine, arası yoktur..

Gerçek mutluluğu bulmanın tek yolu, bütün bedeninizi keserek açma riskini göze almaktır.

İnsanlara haftasonu tatilinde ne yaptıklarını sormamızın tek nedeni, kendi haftasonu tatilimizi anlatma isteğimiz.

Bu yarışmayı kazanarak, iki ödülden birini, yani perakende fiyatı üç bin dolar olan Broyhill marka beş parçalı oturma odası takımı veya Avrupa'daki eski dünyanın cazibesine on günlük bir seyahati seçme şansına sahip oluyorsunuz. Çoğu insan oturma odası takımını seçecektir. Çünkü insanlar çabalarının karşılığı olarak bir şey göstermek istiyorlar. Firavunlar ve piramitleri gibi. Güzel bir oturma odası takımına sahip olsalar bile seçme şansı tanınan insanların çok azı, seyahati seçerdi.

Gelecek bazı insanlar yüzünden yitip gidiyor.

Ancak ve ancak bu gezegeni yiyip bitirdikten sonra Tanrı bize yenisini verecek. Yarattıklarımızdan çok yok ettiklerimizle hatırlanacağız.

Hepimiz kendimizin gübresiyiz.

Kimden nefret edeceğimizi bilemediğimiz zaman kendimizden nefret ediyoruz.

Kendinizi sürekli olarak dönüştürüp kullanışlı hale getirmelisiniz.

Sevdiğiniz ve sizi seven kişi asla ama asla aynı kişi değildir.

İnsanlar bir şeyleri bilmemeye dayanamazlar. Özellikle de erkekler her dağa tırmanmak, her yerin haritasını çıkarmak isterler. Her şeyi etiketlemek. Her ağaca işerler ve sonra bir daha asla aramazlar.
.

Dünyadaki en sıkıcı şey, çıplaklıktır. En sıkıcı ikinci şey ise dürüstlüktür.

Hemen her seferinde kendinize birini sevdiğinizi söylersiniz ama aslında onu sadece kullanıyorsunuzdur. Bu, sadece aşk gibi görünür.
.
Magnus bir seferinde ailelerimizin Tanrı olduğunu söylemişti. Onları sever, mutlu etmek isteriz ama kendi kurallarımızı koymaktan geri kalmayız. Önce aileniz size hayat verir ama sonra onların hayatını yaşamanızı ister.

Nasıl bir arabanın görünüşünden sorumlu değilsen, kendi görünüşünden de sorumlu olmadığını bilmelisin. Sen de en az bir araba kadar ürünsün. Bir ürünün, ürününün, ürünü. Arabaları dizayn eden adamlar da birer ürün. Senin ailen bir ürün. Onların ailesi de birer üründü. Öğretmenlerin, ürün. Kilisedeki papaz, başka bir ürün.

Bazen bastığın boku temizlemenin en iyi yolu, kendini kıymetli, küçük bir ödül gibi görmemektir.

Dünyadan kaçamazsın ve nasıl göründüğünden de sorumlu değilsin; ister çok güzel görün ister bok gibi. Hislerinden, sözlerinden, davranışlarından veya yaptığın herhangi bir şeyden sorumlu değilsin. Bunların hiçbiri senin elinde değil. Nasıl bir CD üzerine kaydedilmiş olandan sorumlu değilse, biz de değiliz. Programlı bir bilgisayar kadar özgür davranabilirsin. Bir dolar banknotu kadar biriciksin. Her ne düşünüyorsan, onları milyonlarca başka insan da düşünüyor. Her ne yapıyorsan, onlar da yapıyor ve hiçbiriniz sorumlu değilsiniz. Çünkü hepiniz ortaklaşa bir çabadan ibaretsiniz.

Yaptığın her şey sıkıcı ve modası geçmiş olabilir ama yine de kesinlikle kabul edilebilir. Güvendesin çünkü kendi kültürüne sıkışıp kalmışsın. Tasarladığın her şey iyidir çünkü onu sen tasarladın. Herhangi bir kaçış yolu tahayyül edemiyorsun. Çünkü hiçbir çıkış yolu yok. Dünya senin hem beşiğin, hem de kapanın.

Yarışmalar, eğitimimizden geriye kalan rastgele ve değersiz gerçekler hakkında kendimizi daha iyi hissetmemiz için düzenlenirler. Yarışma programlarında, bazıları Fransa seyahatini seçer ama çoğunluk çamaşır yıkama ve kurutma makinesini seçecektir.

Kültürümüzden bir kaçış yolu bulsan bile, bu da bir kapandır. Bir kapandan kurtulmaya çalışmak başka bir kapanı tetikler. En iyisi savaşmaktan vazgeçmektir, bırak gitsin. Sürekli bir şeyleri düzeltmeye çalışmaktan vazgeç. Bir şeyden ne kadar çok kaçarsan, o kadar uzun süre ona katlanmak zorunda kalırsın. Bir şeyle savaştığında, onu sadece daha da güçlendirirsin. Yapmak istediğin şeyi yapma. Yapmak istemediğin şeyleri yap. Sana istememen gerketiği öğretilmiş olan şeyleri yap. Saadetin peşinden gitmeyi bırak. Seni en çok korkutan şeyleri yap.
.
Benim kendimi koruyamayacak kadar büyük bir sıçış yapmaya ihtiyacım var.

Felakete hiç düşünmeden atlamak gerekir.

Bütün hayatınızı Tanrı olmak için harcayıp sonra da ölürsünüz.

Kendi sorunlarınızı paylaşmadığınız zaman, başkalarınınkini dinlemeye dayanamazsınız.

Tanrı sadece bizi izliyor ve can sıkmaya başladığımız zaman bizi öldürüyor. Asla ama asla can sıkıcı olmamalıyız.

Çirkin, kambur kızlara nasıl baktığınızı bilirsiniz; onlar öyle şanslı ki.. Geceleri kimse onları bir yerlere zorla götürmediği için doktora tezlerini vermekte zorlanmazlar. Kasık bölgelerinde kıl dönmesi olduğunda moda fotoğrafçıları tarafından azarlanmazlar.

En çok korktuğun şeyi bul ve gidip orada yaşa.
.

Çevirmen: Funda Uncu (Ayrıntı)
Görsel 1: Jim Dandy (corbis) | Görsel 2: Swiniaki (deviantart) | Görsel 3-4: Pablo Picasso (corbis)

Tez Calismalari Cemal Edip Turgut Ece İlhan

(download)

This is a message from the MailScanner E-Mail Virus Protection Service
----------------------------------------------------------------------
The original e-mail attachment "Cemal.Sureya.Siirinde.Bedenin.Yazinsallasmasi.Selim.Temo.pdf"
is on the list of unacceptable attachments for this site and has been
replaced by this warning message.

Due to limitations placed on us by the Regulation of Investigatory Powers
Act 2000, we were unable to keep a copy of the original attachment.

At Mon Mar 7 11:45:12 2011 the virus scanner said:
Attempt to hide real filename extension (Cemal.Sureya.Siirinde.Bedenin.Yazinsallasmasi.Selim.Temo.pdf)

(download)

Click here to download:
Edip.Cansever.Devrim.Dirlikyapan.pdf (864 KB)
(download)

Click here to download:
Edip.Cansever.Siirinde.Anlatim.Ogeleri.pdf (554 KB)
(download)

This is a message from the MailScanner E-Mail Virus Protection Service
----------------------------------------------------------------------
The original e-mail attachment "Edip.Cansever.Siirinde.Dil.ve.Anlatim.Melike.Kara.pdf"
is on the list of unacceptable attachments for this site and has been
replaced by this warning message.

Due to limitations placed on us by the Regulation of Investigatory Powers
Act 2000, we were unable to keep a copy of the original attachment.

At Mon Mar 7 11:45:12 2011 the virus scanner said:
Attempt to hide real filename extension (Edip.Cansever.Siirinde.Dil.ve.Anlatim.Melike.Kara.pdf)

(download)

Click here to download:
Erdogan.Kul.Ece.Ayhan.Siiri.pdf (2.77 MB)
(download)

Click here to download:
İlhan Berk Şiirinde Nesne Sorunu.pdf (819 KB)
(download)

Click here to download:
Ahmet.Orhan.Ece.Ayhan.Siirinde.Tarih.pdf (686 KB)
(download)

(download)

Click here to download:
Turgut.Uyar'ın.Şiirlerinde.Cinsellik.doc (66 KB)
(download)

Yitik Sanatçı: Pierre Brassau

Yitik Sanatçı: Pierre Brassau

1964 yılında, İsveç’in Göteborg şehrinde, ismi duyulmamış bir Fransız ressamın tabloları sergilenir. Sergide 4 yenilikçi eseri yer alan bu yitik sanatçının adı, Pierre Brassau’dur.

Pierre Brassau’nun tabloları, sanat camiasında şaşkınlıkla ve hayranlıkla karşılanır. Pek çok eleştirmen, böylesine güçlü bir sanatçının adını nasıl olup da daha önce duymadıklarını kara kara düşünmeye başlarlar. İsveç gazetelerinde, günlerce sanatçı hakkında köşe yazıları yayınlanır. Hatta Posten isimli sabah gazetesinde, Rolf Anderberg, sanatçının çalışmalarını şöyle yorumlayacaktır:

“Brassau, güçlü fırça darbeleriyle ve daha da önemlisi açık bir kararlılıkla boyuyor. Fırça darbeleri, öfkeli bir müşkülpesentlikle kıvrılıyor.”

Bütün kargaşayı ve heyecanı, keyifle takip eden birisi vardır: Åke “Dacke” Axelsson isimli bir muhabir. Axelsson, Brassau’nun tablolarını sergileyen kişidir ve ressamla ilgili olumlu eleştirileri her duyduğunda, içinden haykırarak gülmek gelmesine rağmen, bir şekilde kendisini tutabilmektedir.

Ancak onca hayranının arasında, Brassau’nun çalışmasını beğenmeyen bir eleştirmen de çıkar ve “Yalnızca bir maymun bunu yapmış olabilir” diye konuşur.

Axelsson, gülümseyerek başını sallar. Çünkü eleştirmen, belki de ilk defa bir eleştirisinde bu kadar isabet elde etmiştir.

Evet, Pierre Brassau, gerçekten bir maymundur. Daha detaylandırmak gerekirse, Batı Afrika’dan gelme “Peter” isimli 4 yaşında bir maymundur ve İsveç’in Boras Hayvanat Bahçesi’nde ikamet etmektedir.

Peki nereden çıkmıştır bu hikaye?

Her şey, Axelsson’ın, sanat eleştirmenlerinin bol kepçeden attıklarını ve yenilikçi bir modern sanat eseri ile bir maymunun çizimleri arasında fark bulamayacaklarını iddia etmesiyle başlar.

Axelsson, pek çok kişinin düşündüğü bu iddiasını, ispatlamak ister. Hem bu iddiasını ispatlayabilirse, daha meşhur olabilecektir.

Gider, Peter’ın 17 yaşındaki bakıcısını, maymuna boya ve fırça vermesi için ikna eder. Boyalar ve fırça kafese bırakılır ve Axelsson olacakları merakla seyretmeye koyulur.

İlk bir kaç deneme başarısızlıkla sonuçlanır. Görünüşe göre Peter, kendisine verilen boyalarla tuvali boyamak yerine, boyaları yemeyi tercih etmektedir. Özellikle Kobalt Mavisinin ekşi tadından büyük keyif alır.

Ancak harcanan bir kaç kutu boya ve parçalanan bir kaç tuvalden sonra, midesine indirdiği boyaların etkisiyle midir bilinmez, Peter’ın içindeki sanatçı (!) kişiliği ön plana çıkar. Fırçasını boya kutularına daldırmaya ve tuvalleri değişik şekillerle boyamaya başlar. Kolayca tahmin edebileceğiniz gibi, çalışmalarında ağırlıkla kullandığı renk Kobalt Mavisi olur.

Peter’ın yorulmak bilmeden yaptığı çalışmalardan dördünü seçen Axelsson, bu tabloların, yakın zamanda açılacak bir sergide sergilenmesi için bir galeriyle anlaşır.

Öyle de olur ve yukarıda bahsettiğimiz gibi, tablolar çok ses getirir. Ancak, bu tabloların bir maymun tarafından boyandığı ortaya çıktığında, yukarıda eleştirisine yer verdiğimiz Rolf Anderberg, erkekliğe leke sürdürmez, bu çalışmaların yine de sergideki en başarılı çalışmalar olduğunu söylemeyi sürdürür.

Bir koleksiyoncu, Peter’ın çalışmalarından birini o günün parasıyla 90 dolara (Bugün 600 küsür dolar eder) satın alır.

1969 yılında, yitik sanatçı Pierre  Brassau, ya da yakınlarının deyimiyle Peter, İngiltere’nin Chester Hayvanat Bahçesi’ne nakledilir ve ömrünün geri kalanını orada geçirir.

Peter’ın hikayesi 21 Şubat 1964′te Time dergisinde de yayınlanır.

Yitik Sanatçı: Pierre Brassau